Ayrılma Anksiyetesi Bozukluğu

Ayrılma Anksiyetesi Bozukluğu Nedir?

Ayrılma Anksiyetesi Bozukluğu ya da diğer adıyla Ayrılma Kaygısı Bozukluğu kişinin gelişim sürecine uygun olmayan, bağlanılan kişiden (anne, baba, yakın bir aile ferdi vb.) ayrılmayı düşününce bile kişide yoğun strese ve korkuya sebep olan anksiyete bozukluğudur.

AYRILMA ANKSİYETESİ BOZUKLUĞU (AAB) OLUŞUMU

➢ Ayrılma anksiyete bozukluğu tanısının konulması için çocuklarda ve ergenlerde bu belirtilerin en az 4 hafta boyunca, yetişkinlerde ise 6 ay boyunca görülmesi beklenir.
➢ Ayrılma anksiyetesi genellikle, kişinin günlük hayatını ve iş-okul hayatını olumsuz etkiler. Ayrıca kişinin hayatını olumsuz etkileyecek seviyede yoğun strese ve kaygıya sebep olur.
➢ Ayrılma anksiyete bozukluğu, her yaşta olabilmekle beraber, genellikle çocukluk döneminde ve ergenlikte gözlemlenir. Ancak, 20’li yaşlardan sonra gözlemlenen. Ayrılma Kaygı Bozukluğu çocuk dönemine özgü bir bozukluk değildir. Çocuklukta başlayan ayrılma anksiyetesi yetişkinlik döneminde de sürebilmektedir.
➢ Ayrılma anksiyetesi çocukluk döneminde genellikle okul çağına gelen çocuklarda ortaya çıkar.

Eğer çocuğunuz okul öncesi;
● Uyku problemi çekiyorlarsa.
● Eskisinden daha sinirli, alıngan davranıyorsa.
● Evde çok uyumlu bir çocuk olmasına rağmen okulda içe kapanık veya kavgacı bir tavır sergiliyorsa.
● Okula giderken baş ağrısı, mide bulantısı, karın ağrısı yaşıyorsa.
● Okula gitmemek için direniyor ve okul sabahları hastalanıyorsa çocuğunuzda ayrılma anksiyetesinden kaynaklanan okul fobisi olabilir. Okul fobisi, okul korkusundan daha uzun sürelidir ve çocuk üzerinde daha yoğun bir strese yol açar.

➢ Ayrılma anksiyetesi birçok çocukta görülebilmekle beraber , alacağınız psikiyatrik veya psikolojik terapi ile çözülebilmektedir. Tedavi edilmeyen ayrılma anksiyete bozukluğu, yetişkinlik döneminde panik bozukluğuna sebep olabilir. Çeşitli ruhsal hastalıklara yatkınlık şeklinde devam edebilmektedir.

 

 

EBEVEYN OLARAK NE YAPMALI?

• Ebeveyn öğrenim durumundan çok, çocuk eğitimi ve ebeveynlik becerileri konusunda kendini geliştirmelidir.
• Kardeşler arası ilişkilerde ayrımcı veya tutumcu olmadan birliktelik sağlamalı ve paylaşma duygusu pekiştirilmelidir.
• Annenin başlı başına önemli bir faktör olduğu unutulmamalıdır. Annede olan ruhsal (kaygı, karamsarlık, endişe, korku) bozukluklar çocuğu etkiler. Ayrıca etkilemekle kalmayıp aynı bozukluklar çocukta da görülebilmektedir.
• Ayrıca model alacağı en yakın örnek annedir. Anne mizacı her zaman pozitif olmalı ve çocuğu olumlu yönde etkilemelidir.
• Çocuğun güvenli bağlanması sağlanmalıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Konuşma Başlat
1
Whatsapp
Merhaba, Buradan hızlı sipariş verebilirsiniz.