Okul Öncesi Eğitimin Önemi

Okul öncesi eğitimin önemi ve faydası, çocuğun gelişimi açısından tartışılamaz bir gerçektir. Okul öncesi eğitimin öneminde kreş, sosyal ve toplumsal uyumun öğrenildiği ilk yerdir. Herkesle birlikte yemek yemenin, birlikte etkinlikler yapmanın, sosyal aktivitelere katılmanın, arkadaş edinmenin, birlikte oyun oynamanın, paylaşmanın öğrenildiği ve sosyal anlamda topluma dahil olunan ilk yerdir. Zihinsel gelişim, motor beceriler, kişilik gelişimi, ve dil gelişimine olumlu katkıları vardır.
Okul öncesi eğitimin faydaları vardır. Fakat faydaları olduğu halde yapılan ya da yapılmak zorunda kalınan bazı yanlış uygulamalar bulunmaktadır. Tüm bu olumlu katkıları bir anda yok edebilir. En önemli faktör ise kreşe başlama yaşıdır.
Margaret Mahler (1975), Nesne İlişkileri Kuramında Gelişim Kuramı geliştirmiş ve bebeğin gelişimini 4 evreye ayırarak ele almıştır.

  1. Evre (0-2 aylık dönem)

Bu dönemde bebek kendine dönüktür, ilişkiden çok hayatta kalma güdüleriyle ilgilidir. Açsa ağlar, gazı varsa ağlar; karnı tok ve gazı yoksa uyur. Bu dönemde agular, oyunlar yoktur. Dış uyaranlarla değil, iç uyaranlarla ilgilenir.

  1. Normal Ortak Yaşamsal Evre (2-6 aylık dönem)

Bu dönemde, bebek anneyi ayrı bir nesne gibi algılamaz. Anne ve bebek ikili bir bütündür. Mahler bu dönemi, simbiyotik ilişkiye benzetir; anne ve bebek birbirine muhtaçtır.

  1. Ayrılma-Bireyleşme Evreleri (6 ay – 3 yaş)

    a- Farklılaşma alt evresi (6-10 ay)

Bu dönemde bebek anneden ayrı bir varlık olduğunu kabul eder. Anne ve bebek artık iki ayrı nesnedir ve anneyi kaybetme korkusu vardır. Ayrılık kaygısı bu ara başlar. Bu dönemde geçiş nesneleri önem taşır (emzik, oyuncak, battaniye). Anne gider ama bebeğin bir battaniyesi vardır onu emerek uyur. Ya da bir oyuncağı vardır, kreşe o oyuncakla gidilir, gelinir. Geçiş nesnesi anneyi temsil eder, o yüzden geçiş nesnesinin varlığı çocuğu sakinleştirir.

          b- Alıştırma Alt Evresi (10 – 16 ay)

Bu dönemde, bebek dünyayı keşfetmeye başlar. Emekler ve yürümeye başlar. Dolayısıyla kendi başına hareket etme yeteneği artmıştır, anneden uzaklaşıp sağı solu keşfetmeye başlayacağı dönemdir. Arada destek almak için ara ara anneye geri döner. Bağımsızlığa alışma evresidir.

          c- Yeniden Yakınlaşma Alt Evresi (16-24 ay)

Bu dönem bebeğin, annenin ayrı bir varlık olduğunu daha keskin olarak fark ettiği, ayrı kalmaya duyarlılığının arttığı dönemdir. Yine anneye yapıştığı dönemdir.

Okul Öncesi Eğitimin, kreş, Okul Öncesi Eğitimin Önemi

  1. Libidinal Nesne Sürekliliği Evresi (24-36 ay)

Bu dönemde bireyselleşme belirgindir. Nesne ilişkileri süreklilik kazanır. Nesne sürekliliği kazanılmadan önce, bebek annesini etrafta göremediğinde “Anne yanımdaysa vardır, yanımda yoksa kaybetmişimdir” düşüncesiyle ağlar ve bir çeşit acı hisseder. Ancak bu evrede artık nesne sürekliliği gelişmiştir ve “Anneyi göremiyorum, buralarda değil ama geri gelecek” düşüncesi oluşur. O yüzden nesne sürekliliği kazanan bebeğin kreşe başlaması en uygun yaştır. 3 genelde idealdir, fakat çocuğa göre değişkenlik gösterebilir.
Kreşe başlama konusunda en az yaş kadar önemli diğer bir faktör ise kardeştir. Kardeş doğumundan sonra çocuğun kreşe verilmesi sıklıkla yapılan hatalardan biridir. Çocukta ‘dışlandığı, artık sevilmediği, evden atıldığı’ gibi olumsuz duygular ve düşünceler oluşturur. Dolayısıyla mutlaka kardeş doğumundan önce kreşe başlanmalıdır. Başlarda kreşte geçirilen zaman kısa tutulmalıdır. Geliş ve gidiş saatleri çocuğun anlayacağı şekilde ve dürüstçe çocuğa anlatılmalıdır. Kreşe gitme konusunda baskıcı ikna çabası ve ısrarlardan kaçınılmalı, kreşte oynanan oyunlar ve yapılan çalışmalar evde de yapılmalıdır.

Uzman Klinik Psikolog
Gizem Bozalp Akgün

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Konuşma Başlat
1
Whatsapp
Merhaba,
İndirim Kodu: Yaz15
Anında 15 TL İndirim fırsatını kaçırma!